Ülkemizde son dönemlerde fazlaca yaygınlaşan, Amerika patentli bir kek türü olan Cheesecake'i denedim, beğendim ve sizinle de paylaşmak istedim. Siz de Cheesecake sevenlerdenseniz hadi o zaman kolları sıvama vakti :)

Malzemeler:

Taban için:
1,5 paket yulaflı bisküvi (Eti Burçak)
100 gr tereyağı

Krema için:
2 yumurta
1 su bardağı şeker
250 gr labne peynir (yeşil)
1 su bardağı süzme yoğurt
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı limon suyu
1/2 çay kaşığı tuz
2 silme yemek kaşığı mısır nişastası
1 paket krema (150 gr)

Sos için:
200 gr donmuş vişne (Bir gün önceden erimesi için dolapta çözülmeye bırakın)
1 su bardağı evde hazırlanmış vişne suyu + dondurulmuş vişnelerin suyu
2 silme yemek kaşığı mısır nişastası
3-4 yemek kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:
Öncelikle yuvarlak kelepçeli kalıbınızın altına yağlı kağıt döşeyip fazlalıklarını makas yardımıyla kesiyoruz. Kalıbın kenarlarını katı margarin ya da tereyağı ile güzelce yağlıyoruz. Bisküvileri robot yardımıyla küçük parçalara ayırıp üzerine sıcak tereyağını döküyoruz. Güzelce yoğurduktan sonra yağlı kağıdın üstüne elimizle bastırarak yayıyoruz ve buzdolabına koyuyoruz. Bisküviler buzdolabında beklerken fırını 170 dereceye ayarlayıp önceden ısıtıyoruz.

Büyük bir karıştırma kabının içine krem peyniri koyup krema kıvamına gelene kadar mikserle çırpıyoruz. Üzerine toz şekeri ve yumurtaları ekliyoruz (teker teker). Limonu ve tuzunu koyuyoruz. Nişasta ve vanilyayı ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Son olarak kremayı da ekleyip tüm malzemenin karıştığına emin olana kadar iyice çırpıyoruz. Karışımı daha önceden buzdolabına koyduğumuz bisküvilerin üzerine yavaşça döküp fırının orta rafına yerleştiriyoruz.

Fırının kapağını hiç açmadan 55-60 dk pişirip fırını söndürüyoruz. (Turbo olmayacak)
Pişen Cheesecake'i fırının kapağını açmadan 1 saat daha dinlenmeye bırakıyoruz. Fırından çıkardığımız Cheesecake'imizi oda sıcaklığında 1 saat kadar beklettikten sonra kalıbıyla birlikte buzdolabına koyup 24 saat bekletiyoruz.

Meyve Sosu:
Önceden çözdürüp buzdolabında tuttuğumuz vişneleri bir kabın içine alıyoruz. Bir sos tenceresinin içine vişne suyu, nişasta ve pudra şekerini koyup rengi koyulaşana ve muhallebi kıvamına gelene kadar kısık ateşte pişiriyoruz. Bu esnada vişneleri rondoda çekekerek sos için hazırlıyoruz.

Hazırladığımız sos ılıdıktan sonra vişneleri içine ekleyip güzelce karıştırıyoruz. Vişneli karışımı hafifçe çukurlaşan Cheesecake'in  üzerine döküp kaşıkla şekil verdikten sonra tam formunu alabilmesi için buzdolabında bekletiyoruz. (mümkünse 1 gün)

Not: Pişme esnasında Cheesecake'iniz çatlamaması için fırının içine bir bardak su bırakabilirsiniz (Fırına dayanıklı kaplardan)


Deneyenlere şimdiden afiyet olsun :)
Sevgiler,
Mrs.Goksin

Siz de sıradanlığı bir kenara bırakıp daha modern, renkli ve hafızalardan silinmeyecek bir düğün töreni yapmayı düşünmez misiniz? Düğününüz için kendi zevklerinizi yansıtacak farklı tasarımlar arıyorsanız bu yazıyı dikkatli okuyun derim :)

Bildiğiniz gibi artık düğünler eski zamanlardaki gibi klasik değil, daha sıra dışı, daha modern. Çünkü evlenecek çiftlerimiz artık alışılmış düğünlerden çok sıkıldı. Eğer siz de klasik çizgilerin dışına çıkıp akıllarda kalacak bir düğün istiyorsanız renklerin gücünden faydalanmayı ihmal etmeyin bence.

Daha önce kırmızı, pembe, mavi, sarı, turuncu ve yeşil konsept düğünlere yer vermiştim. Altıncı ve son konseptimiz Mor.

Mor Renk: Asalet, lüks, ihtişam ve itibarın rengidir. Tarih boyunca yüksek sınıfların, saray mensuplarının kıyafetlerinde mor rengi tercih ettiği bilinir. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından insanların bilinçaltına korku duygusunu işler.

Mor sevenler, asil ve soylu bir kişiliğe sahip, vurgulu, belirgin, sahiplenici, cazibeli, sezgileri güçlü kişilerdir. İnsanlar üzerinde etki kurmaktan hoşlanan ve bunu başarabilen kişilerdir.

Eğer siz de mor rengin ihtişamından yararlanmak ve düğününüzün konseptinde kullanmak istiyorsanız işte sizin için seçtiğim bir kaç örnek :)















Hazırlıklarınızda kolaylıklar dilerim.

Sevgiler,
Mrs.Goksin
Müzik dinlemeden yapamayanlar, kulaklığını yanından ayıramayanlar, biraz renklenmeye, canlanmaya var mısınız?

İşe, okula giderken, alışverişte, yolculukta, spor ya da yürüyüş yaparken bize eşlik eden kulaklıklarımızı renklendirmenin şimdi tam zamanı. Nasıl mı? Gelin anlatayım :)

Malzemelerimiz:
Kulaklık
Renkli ojeler (zevkinize göre) ve
Bant

Yapılışı:
Öncelikle ojelerin dökülme ihtimaline karşı eski bir örtü ya da gazete açıyoruz boyayacağımız yere.
Kulaklığın boyamak istediğiniz kısımlarını nemli bir bezle temizliyoruz. Kablolar kuruduktan sonra banttan küçük parçalar kesip kablonun beyaz kalmasını istediğimiz kısımlarına yapıştırıyoruz. Açıkta kalan yerleri ojelerle zevkimize göre boyayıp, kurumaya bırakıyoruz. İşte bu kadar.


































Sevgiler,
Mrs.Goksin