Merhaba herkese,
Hayatımda ilk defa bir çekiliş kazanmanın mutluluğunu paylaşmak istiyorum bu gün sizlerle.

Geçenlerde instagram sayfamda @bikutumutluluk ekibinin hazırladığı yarışmaya denk geldim.

Her ay farklı bir konsept belirleyip o konsepte göre sürpriz bir kutu tasarlayan ve bunu bizlere ulaştıran bir ekip olan Bi'kutu mutluluk ekibiden size daha önce bahsetmiştim.

Yarışmanın son saatleriydi aslında. Bana çıkmayacağını bildiğim halde yine de şansımı denemek istedim.

Sonuçlar 2 gün içinde açıklanacaktı ama ben o kadar yoğunluğun içinde sonuçlara bakmayı unutuvermişim 🙈

Telefonu elime alır almaz instagramdan bir sürü bildirim aldığımı fark ettim. Ve o bildirimlere inanamayan gözlerle baka kaldım. 👀

İçimi çocuksu bi mutluluk sardı hemen. Bıraksanız zıplamak, bağırmak, herkese sarılmak isterdim kesin. 🙈 Ama tabi öyle bir şey yapmadım 😂

Şimdi bu günlerde kapımı çalan hediyemi almanın mutluluğunu yaşıyorum doyasıya. 🎁

Belki merak edersiniz diye kutudaki bir kaç hediyenin fotoğrafını da ekliyorum buraya. 😊

1) Bi'kutu mutluluk ''Günaydın Kutusu''


2) ''Günaydın'' Kupa Bardak ve Yapılacaklar Listesi


3) 4 tane @burcubaraner çizimli şirin mi şirin kupa altlığı.


4)Su.co Matara (İçine 70 C'ye kadar sıcak su konulabilir)


5)''Hayat Seni Seviyor'' motto kart


6)Poster


İmkansız diye bir şey yokmuş, ya da şanssızlık. Bazen şansın dönermiş aslında sen bile inanamazmışsın. 🙊

Bu arada hızımı alamayıp bütün yarışmalara katılmamak için kendimi zor tutuyorum 😂

Neyse ben elime nadir de olsa geçen şansımı alıp oturuyorum artık bi kenara. Meydan yine size kaldı duyduk duymadık demeyin ha! 🙊😀

Sevgiler,
@mrsgoksin

Karlı bir kış günü topladık eşyalarımızı. İstikamet Ankara. Yolculuğu her şekilde severiz biz. Tabi işin içinde biraz da heyacan olmalı. 🙈

Bu güne kadar eşimle her türlü ulaşım aracını kullanmış ama trenle seyahat edememiştik hiç. İşte bu gün o hayalin peşinde istasyonun yolunu tuttuk. 🚂

İlk defa trenle seyahat etmenin verdiği o mutluluk kelimelerle anlatılmayacak kadar çoktu bizim için. İki kişilik yataklı vagonla seyahat edecektik ve önümüzde kocaman 21 saatimiz vardı.🕰

Hazırlıklara bir gün öncesinden başlamıştım. Yanınıza yiyecek bir şeyler alın mutlaka diyenler, bilgisayar götürün film izlersiniz diyenler vb. tavsiyeler çok işimize yaradı gerçekten.

Trenimiz 11.50' de perona girdiğinde çok keskin bi soğuk vardı dışarda. 🌬Eşyaları alıp kompartımanımızın yolunu tuttuk hemen. Tren boyu yürüyüp en son vagona ulaştığımızda bizi küçücük, tatlı mı tatlı bir oda karşıladı.


Hayal ettiğim kadar vardı evet. Küçük bir otel odasıydı sanki. Harry Potter kitaplarındaki o büyülü dünyada büyüyen ben sanki yolun sonunda Hogwarts'a ulaşacakmış gibi sabırsız ve heyecanlıydım.🏰

Odamızda kapanıp açılabilen ranza şeklinde iki yatak, küçük bir vestiyer, eşyalarımızı ve valizimizi koyabileceğimiz masa şeklinde bir dolap, mini bir buz dolabı (içinde bi kaç sürpriziyle), klima ve mini bir aynalı lavabo bulunuyordu. Bir de telefonumuzu veya bilgisayarımızı şarj edebilelim diye 2 tane priz. Tuvaletler odamızın dışındaydı ve her vagona ait en az bir tane tuvalet vardı.



O kadar özenli ve güzel hazırlamışlardı ki kompartımanı. Benim gibi takıntılı birini bile rahat ettirebildilerse gönül rahatlığıyla yolculuk edebilirsiniz benden söylemesi. 🙊 Çarşaflar ve yastık kılıfları tertemizdi, havlular da öyle. Hatta sırf evimizdeymişiz gibi hissedelim diye terlik bile verdiler bize. 😊


Tren hareket etmeye başlayınca kompartımanın koridoruna çıkıp doğanın kar beyazına boyanmış ve kristalleşmiş o eşsiz manzaralarının tadını çıkarmaya başladık. ☃️ Salon biraz soğuktu o yüzden odamıza geçip seyrimize ordan devam ettik. 👀


Kahvaltı bile yapmadan çıkmıştık evden. Sırf o harika manzaralar eşliğinde "harika bir kahvaltı" yapabilmek için. Evden bir kaç çeşit peynir, zeytin, reçel ve yumurta getirmiştim. Taze simit de almıştık yoldan. Sıcak su termosumuzdaki suyla demlediğimiz çayın tadına doyum olmuyordu. Sıcak suyumuz biterse diye mini su kaynatıcımı da getirmiştim yanımda. Hayatımda yaptığım en güzel kahvaltıydı diyebilirim. Yavaş yavaş, içimize sine sineydi her şey. 🍳🍞🍯


Zaman geçtikçe daha bir güzel geliyordu her şey. Trenimiz raylarda usul usul giderken sanki güzel bir şarkıya eşlik edercesine ritmini kaçırmamak için çabalayan bir sanatçı gibiydi. Bize de o şarkının tadını çıkarmak kalıyordu sadece. 🎶


Bir sürü yabancı dizi ve film getirmiştik yanımızda. Bir de izlerken atıştırmak için bir sırt çantası abur cubur. 🙈 O kadar çok şey yememize rağmen nasıl bu kadar çabuk acıkabiliyorduk şaşılacak şeydi gerçekten. 🙄



Öğlen yemeğimizi yedikten sonra odamızın anahtarını alıp diğer vagonları bir gezelim dedik. Biz en son vagonundaydık trenin ve gördüğüm kadarıyla da en konforlusunda. Fotoğraf çeke çeke ilerledik tren boyunca. Sonra da odamızın yolunu tuttuk. 📷







Hava kararmaya başlamış ve bizim için uyku vakti gelmişti. İlk defa trende uyumanın verdiği zevk ise anlatılmaz yaşanırdı. 💤


Sabah olunca vagonumuzun koridorundaki camların ve kapıların buz tuttuğunu gördük. Dışarısı eksi kaç dereceye kadar düştü hiç bilmiyorum ama buz tutmuş camları muzipçe kazıyıp içinde baş harflerimizin olduğu bir kalp çizmeyi ihmal etmemiştik. ❤️


Ankara'ya çok az bir mesafe kalmıştı o yüzden kahvaltımızı yapıp yavaş yavaş eşyalarımızı toparlamaya başladık. Bizim için bu son duraktı belki ama önümüzde daha nice güzel yolculuklar ve maceralar vardı. 🎒


Eğer yolculuğu sevdiğiniz adamla yapıyorsanız yollar hiç bitmesin istiyorsunuz. Bizim için bu yolculuk bi yere varma çabasından uzak, tadını çıkardığımız eşsiz vakitlerdendi.😊


Bir başka macerada görüşmek üzere o halde👋

Sevgiler,
@mrsgoksin